Header Ads

Bundesliga'da 2009-2010 sezonu heyecanı..

1'inci lig kulüpleri transfere şimdiye kadar toplam 184 milyon euro harcadı. Fakat kulüplerin 108 milyon euroluk da transfer gelirleri söz konusu olduğundan, aslında aradaki farkın eksi 76 milyon olduğunu söyleyebiliriz. 
50 milyonla Bayern Münih en fazla harcama yapan kulüp oldu. Ancak çeşitli futbolcuların satışından 23 milyon euro gelir elde eden Bayern'in net olarak kasasından çıkan meblağ 27 milyon euro oldu. 25 milyonla Hamburg ve 20 milyonla da Wolfsburg, transfer listesinin başını çeken diğer kulüpler. Bundesliga takımları, öteden beri zaten ihtiyatlı ve iktisatlı davranmalarıyla ünlüdür. Tabii bunda, her sezon başında yeniden yapılan lisans denetimlerinde, bütçe denkliği kriterinin en önemli koşullardan biri olması da büyük bir etken. Yani gelir-gider dengesini sağlayamayan ve bütçesiyle orantılı olarak belirlenen borçlanma sınırını aşan kulüplere yeni sezon için lisans verilmiyor. Bu da kulüpleri dikkatli davranmak zorunda bırakıyor. 
Bayern'den flaş transferler 
Küresel ekonomik ve mali krize rağmen Bundesliga şartları için “çok pahalı” olan transferlerin de yapıldığına da şahit olduk.
Kuşkusuz sezonun en flaş transferi, Stuttgart'tan Bayern Münih'e kimine göre 30, kimine göre 35 milyon euroya geçen Mario Gomez. 11 milyona mâlolan Zenit’in Ukraynalı futbolcusu Anatoli Timoşçuk ve Hollanda’nın Heerenven takımından 7 milyona gelen Daniel Pranjiç, Bayern’in diğer pahalı transferleri. Bavyera ekibinin, Real Madrid'in astronomik rakamlar teklif etmesine rağmen, eski Galatarasaylı Fransız yıldız Frank Ribery’i satmadığını belirtmekte de yarar var. 
Diğer takımlar da boş durmadı
1962 yılında kuruluş kararı verilen ve 1963/64 sezonunda başlayan Bundesliga’da bugüne kadar aralıksız olarak yer alan tek külüp olan Hamburg, Hollanda’nın Groningen takımının İsveçli golcüsü Marcus Berg'i 10 milyona, yine bir başka Hollanda takımı Twente’den Eliero Elija’yı da 9 milyona alarak, kulüp tarihinin en pahalı transferlerini yaptı. Brezilyalı stoperi Alex Silva’nın uzun süre sahalardan uzak kalacağının belli olmasından sonra defansını güçlendirmek için arayışlara başlayan Hamburg, Lazio’nun Çek stoperi David Rozehnal’ı yaklaşık 5 milyon euroya transfer ederek bu açığını da kapatmış oldu. Böylece Hamburg, 25 milyona yaklaşan transfer gideriyle Bayern’den sonra en fazla para harcayan kulüp oldu.
Şampiyon Wolfsburg da boş durmadı ve Newcastle United’in Nijeryalı forveti Obafemi Martins’i 10,5 milyon euroya aldı. Marsilya’dan 7 milona gelen Kerim Ziani ve Auxerre’den 4 milyona alınan Thomas Kahlenberg, yeşil-beyazlı kulübün diğer önemli transferleri. 
Forvet transferleri ağırlıkta
Bu transfer sezonunun en dikkat çekici özelliklerinden biri de takımların forvet hatlarını güçlendirmeleriydi. Barcelona’dan Aleksander Hleb’i kirlayayan Stuttgart, 5 milyona Zenit’in ünlü Rus santrforu Pavel Progrebnyak’ı transfer etti.
Bu sezon Bundesliga'da bir de “Dünya Gol Kralı” izleyeceğiz. Geçen yıl Şili’nin Colo Colo takımı formasıyla attığı 38 golle dünyanın en çok gol atan futbolcusu olan Arjantinli Lucas Barrios, Borussia Dortmund’a transfer olmadı. Hem de 4 milyon euro gibi gayet mütevazı sayılabilecek bir fiyata.
Bayer Leverkusen, Basel’in forveti Eren Derdiyok için 5 milyon euroyu gözünü kırpmadan harcadı. 
Mönchengladbach'ten Werder Bremen'e 8 milyona geçen Marko Marin, üç yılık başarısız Bayern macerasından sonra 10 milyona yeniden FC Köln'e dönen Lukas Podolski, yine Bayern’de istediğini bulamayıp eski kulübü Bremen’e dönen Tim Borowski, bu yılın diğer flaş transferleri arasında. 
Bedava yıldızlar!
Tabii bir de külubüyle sözleşmesi bittiği için bedelsiz transfer olan yıldızlar var. Bayern, Hamburg’un fırtına forveti Ivica Oliç’i, Hamburg’sa Bayern’in deneyimli Brezilyalısı Ze Roberto’yu bonservervis bedeli ödemeksizin aldı.  
Yeni sezona yeni hoca
Futbolcular kadar teknik direktör transferleri de Bundesliga'da yeni sezon öncesi hayli dikkat çekiciydi. En önemli değişikliklerden biri, geçen sezon Wolfsburg’u şampiyon yapan Felix Magath’ın, sportif açıdan daha cazip bulduğu Schalke’nin başına geçmesi oldu. Magath’tan boşalan Wolfsburg teknik direktörlüğüneyse, üç sezon önce Stuttgart’ı şampiyon yapan Armin Veh getirildi.
Bayern'de Van Gaal, Hamburg'da Labbadia dönemi
Tabii Bayern Münih’in artık Hollanda ekolüne geçmesi diğer bir önemli not. Toplam değeri yaklaşık 250 milyon euro olan Bavyera ekibi, bu sezon ünlü Hollandalı teknik direktör Luis Van Gaal’e emanet edildi. 
Bir diğer başarılı Hollandalı teknik adam olan Martin Jol, sürpriz bir şekilde Ajax’a geçince bir anda antrenörsüz kalan Hamburg, geçen sezon Leverkusen’i çalıştıran eski golcüsü Bruno Labbadia’yı takımın başına getirdi. 
Leverkusen ise Bayern’i geçen sezonun son dört maçında çalıştıran Jupp Heynckes’la anlaştı. 
Christoph Daum’un sürpriz bir şekilde Köln’ü bırakıp Fenerbahçe'ye geçmesinden sonra FC Köln idarecileri, takımı Hırvat Zvonomir Soldo'ya emanet etti. 
Geçen sezon ortasında Galatasaray’daki görevine son verilen Michael Skibbe ise bu sezon Frankfurt’a çalıştıracak.
Bundesliga'daki Türkler
Hamit ve Halil Altıntop kardeşleri, Nuri Şahin’i, Yıldıray Baştürk’ü ve her ne kadar Türk Milli Takımı'nda oynamasalar da Mesut Özil ve Serdar Taşçı’yı artık herkes tanıyor. 
Bu sene özellikle Hamit, Nuri ve Mesut'un lige damgasını vurması kuvvetle muhtemel. Yine Türk Milli Takımı’nda oynamayan Leverkusen’in İsviçreli oyuncusu Eren Derdiyok da yeni sezonda iyi bir çıkış yapabilir. Ayrıca Almanya’da son yıllarda yetişen en yetenekli defans oyuncusu olarak kabul edilen, ama talihsiz bir kazanın ardından futbol hayatı bile tehlikeye giren Ömer Toprak, eğer kendini toparlayabilirse, bu sezon adından sık sık söz ettirebilir. Hatta Alman Milli Takımı defansının yakın gelecekte Stuttgartlı Serdar Taşçı ve Freiburglu Ömer Toprak’tan oluşması hiç sürpriz olmaz. Ayrıca Dortmundlu Yasin Öztekin ve Kölnlü Taner Yalçın da patlama yapabilecek diğer oyuncular. Bunların dışında çok sayıda istikbâl vadeden çok sayıda Türk kökenli genç oyuncu var takımlarından kadrolarında: Bayern Münih’te Deniz Yılmaz ve Mehmet Ekici, Hamburg'da Tunay Torun ve Tolgay Arslan, Schalke'de Emin Yalın, Nürnberg'de Güngör Kaya ve Leverkusen'de Burak Kaplan'ı bu yetenekli Türk gençleri arasında sayabiliriz.
Kim güler, kim gider?
2009-2010 sezonunun en büyük şampiyonluk adayı tabii ki Bayern Münih. Son şampiyon Wolfsburg ve kadrosunu hayli güçlendiren Hamburg da ilk üç sıra için diğer adaylar. Bu üçlüyü Schalke ve Werder Bremen zorlayacaktır. Bundesilga’nın dişli ekiplerinden Stuttgart, Dortmund, Leverkusen ve Hoffenheim ise şampiyonluk mücadelesinde kilit rolü oynayacak hayli dişli takımlar olarak görünüyor. 
Mainz, Freiburg ve Bochum’un yanı sıra kısmen Mönchengladbach ve Nürnberg'inse kümede kalma mücadelesi yapması kuvvetle muhtemel.

Murat Çelikkafa / Deutsche Welle

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.