Daha önce de böyle bir fotoğraf yayımlanmıştı bu blogda. Yine askerler futbol oynuyorlardı. Bu kez de Irak'lı askerler futbol topunun peşindeler. Irak'ta insan olmanın zorluğunun yanında bir de 'işgalcilerin emrindeki ordunun bir üyesi' damgası ile bir üniforma giyip asker olmak kat be kat daha zor. Kimliklerin unutulduğu an'a eşlik edenler ise meşin yuvarlak ile kale ağları. Sadece ve sadece futbol oynasalar keşke..20090103
Irak'lı askerler futbol oynarken..
Daha önce de böyle bir fotoğraf yayımlanmıştı bu blogda. Yine askerler futbol oynuyorlardı. Bu kez de Irak'lı askerler futbol topunun peşindeler. Irak'ta insan olmanın zorluğunun yanında bir de 'işgalcilerin emrindeki ordunun bir üyesi' damgası ile bir üniforma giyip asker olmak kat be kat daha zor. Kimliklerin unutulduğu an'a eşlik edenler ise meşin yuvarlak ile kale ağları. Sadece ve sadece futbol oynasalar keşke..'Nerede verilen sözler, nerede futbolda vefa!'..
Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı aldığı yıl Bologna maçının son dakikasında oyuna girip ayağı kırılan Alper Tezcan'ın babası oğlunun yaşadıklarını anlattı: Futbolcular ilgilendi ama kulüp için aynı şeyi söyleyemem. 20 yılımız heba oldu. Kim verecek bu 20 yılın hesabını? Abdürrahim Albayrak mı, Mustafa Sarıgül mü, Mehmet Cansun mu, Ateş Ünal Erzen mi, Faruk Süren mi, Fatih Terim mi? Bu dünyada veremezler, ama öteki dünya da var... Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı aldığı yıl kadrosunda yer alan Alper Tezcan'ın ibret verici öyküsü, futbolculuğun ne kadar riskli bir meslek olduğunu gösteriyor.Alper Tezcan, 1988 senesinde Galatasaray altyapısının seçmelerine girdi. İlk hocaları rahmetli Salih Hoca (Bulgurluoğlu) ve Ahmet Keskinkılıç’tı. Bir sene deneme amaçlı oynadı, 89’da da lisans çıkardılar. Sonra ümit takım, yıldız takım, 14-16, genç takım derken PAF’a geçti. Bu arada 38 defa genç milli takımda oynadı. Alper'in kaderi UEFA Kupası'nda oynadıkları Bologna maçında ayağının kırılmasıyla değişti. Tezcan'ın babası, Bologna maçının son dakikasında oyuna giren ve maçta ayağı kırılan oğlunun başına gelenleri ve UEFA Kupası madalyasını nasıl satılığa çıkardıklarını Fanatik gazetesinden Zafer Büayükavcı'ya anlattı. Söyleşi şöyle:Her şey, Süper Lig’in 6. haftasında Fanatik'ten Zafer Büyükavcı'nın yazdığı bir yazıyla başladı. Büyükavcı “Arda bunu yapma” başlığını atmış, “Sakat sakat oynuyorsun, ‘Adam’ diyorlar. Futbol hayatın biterse bir gün, senesi dolmadan unuturlar. Amatör olma, aptallık yapma” demişti. Büyükavcı'nın yazısının çıktığı gün çalan telefonunda, "Karşımda hiç de tanımadığım bir ses... “Zafer bey” dedi, “Ben, Alper’in babası...” Peki hangi Alper’di bu, kimdi? Sonra anlattı her şeyi... Doğrusu yanlışıyla söz Alper’in babası Şinasi Tezcan’da.- Alper’in Galatasaray macerası Fatih hoca ile başladı, değil mi?Evet... Terim döneminde başladı. Denizli, Kayseri, Yozgat, Dardanel’den buraya, köye gelip istediler. Deli para teklif ettiler, ama biz para düşkünü değildik. Yaşı küçüktü, velayeti bendeydi, profesyonel imza atmamıştı. Fakat gayem belliydi; Oğlum topçu olacaktı Galatasaray’da. Salih ve Ahmet hocaları tanıdım, ‘Benim oğlum burada oynamalı’ dedim. Her gün köyden İstanbul’a 80 kilometre gidip geliyordu. Yol masrafının bile cebimden çıkacağını biliyordum. Hocaları ‘Gücünüz yetiyorsa getirin çocuğu, yoksa hayatıyla oynamayın’ demişti. Gücümüz yetti o zamanlar.- Geliyoruz 1999 yılına...Hiç unutmam, 9 Aralık 1999 günü... Rakip Bologna’ydı. Sahaya girdi ve ayağı kırıldı. Sonradan öğrendim ki, kulüp bizden saklıyormuş. Alper’i o zamanlar Berlin istiyormuş. Yönetim, iyi bir para isteyecekmiş.Ayağı kırıldı ve...Biz annesiyle köydeydik. Hemen Acıbadem Hastanesi’ne gittik. Ameliyat oldu. Doktor Burhan Uslu, “3-4 ay sonra oynar” dedi. Biz, Müfit hocaya danışmadan hiç bir gazeteciyle konuşmuyorduk. Çünkü zarar gelmesin istiyorduk. Fatih hocaya ulaşmak mümkün değildi. Neyse... Ameliyat bitti, 7 gün hastanede kaldık. Köye döneceğiz, Müfit hocayı aradık bir araç istedik. Müfit hoca, “Koskoca köyde bir araba bulamadınız mı” dedi. Şok oldum. “Hocam, benim çocuğum tarlada karpuz dikerken ayağı kırılmadı. Senden bu sözleri beklemezdim” dedim ben de. Sonra kulüpten bir arkadaş geldi. Bunlar söylenmez, ama arabaya 20 milyonluk benzini de ben koydum. Benim ailem için sıkıntılı günler işte o gün başladı.- İlk ameliyatı Galatasaray mı karşıladı?Evet, kulüp karşıladı. Bu arada Burhan hoca öyle derken; ameliyatı yapan doktor “En az 2 yıl oynayamaz” dedi bana.- Peki bu süreçte, yani A takım kadrosuna girdiğinde hiç para kazandı mı Alper?Para mara görmedik biz. Yalan söylemeyeyim, Kanarya Adaları’na gitmişlerdi. Fatih hoca, dönerken 1 milyar para vermiş Alper’e. Hepsi bu... Ben hâlâ o gazeteleri saklıyorum bak. Ne diyor sizin gazetenizde o zaman: “Alper, bu sakatlık sonrası tüm maçlarda oynamış gibi prim alacak” diyor. Futbol nankör diyorlar ya Zafer bey... Futbol değil, insanlar nankör. Bak söylüyorum işte; Emre (Belözoğlu) hep geldi köye ziyarete. Suat’tan (Kaya) Bülent’e (Korkmaz) hepsi yardım etti. Hiç unutmam; Suat, Beşiktaş maçı primlerinden para toplamış, bize getirmişti. Ahmet Yıldırım, Emrah, Saffet hepsi geldiler. Futbolculardan yana tek kelime etmem, ama kulüpten çok şikayetçiyiz çook...- Sonra...Alperim iyileşmeye başladı. Lucescu dönemiydi ve bize çok teklif geliyordu. Ama hep engel oldu Abdurrahim Albayrak... Galatasaray’da kalmasını istedi. Hem dışarıya göndermediler hem de 5 kuruş para vermediler. Devletin verdiği altınlar vardı hani, bir tane görmedik biz. Haa hiç verilmedi mi? Verildi. Ankara’ya gitmişlerdi; Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Recai Kutan ve Mesut Yılmaz’la yemek yemişlerdi. Orada herkese 10 cumhuriyet altını verildi. Fikret Ünlü, Spor Bakanı’ydı. Ecevit de 10’ar tane kendi cebinden verdi. İnkâr edemem ki bunları, Çiller’in, Yılmaz’ın, Kutan’ın verdiği hediyeleri... Herkesten bir şey gördük, kulüpten hiç bir şey görmedik. Gözümün önünden gitmez o an: Annem, hastanede ağlıyordu, Alper’imin kapısının önünde. Şansal Büyüka da oradaydı. Fatih hoca geldi ve “Anne ağlama. Ne gerekiyorsa yapılacak” dedi. Ne yapıldı peki? Hiçbir şey.- İlk ameliyat sonrası düzelmedi mi Alper?Biraz düzeldi, ama sonra tekrar sakatlandı. Yine Florya’da... Tedavi ettireceğiz, ama para kalmadı ki bizde... 4.5 yıllık mukavelesi var Galatasaray’da, oynuyor para alamıyor, kaçmak istiyor göndermiyorlar.- Alper, tedavi için köyden mi gelip gidiyordu İstanbul’a?Git-gel olmuyordu. Mecburen İstanbul’a taşındık. 4-5 ay kaldık, geri döndük. Çünkü kirayı ödeyemedik. Ev sahibi Lüleburgazlı, hemşehri yani. Param yoktu, ama gittim, Alper’in PAF Takım’da oynarken maçlarını çektiğim kamerayı verdim kiraya karşılık.- Ne kadardı kira?200 bile değil, 180 milyondu. Bir şey daha anlatayım size. Futbol diye diye okulu ihmal ettik. Sonra özel okulda okutmak istedim Alper’i. Bayrampaşa’da bir ticaret lisesi. Hepsini ödedim, 500 milyon kaldı. Gittim Silivri’ye, bir mağazadan taksitle bir kamera daha aldım ve öğretmene verdim.- Kaç yılından bahsediyorsun?2000, 2001. Ayağı kırıldığında işte.- Kulüp yardımcı olmadı mı?Nerede... Bakın Emre, Fatih, Suat’ın verdiklerini söyledim size... Rahmetli Ecevit’in verdiklerini söyledim. Allah var üstümde, inkâr edersem hesabı var. Yalan söylemiyorum ki ben. Kulüpten hiç yardım görmedik. Emre benim oğlum yerine, gidin sorun karakterimizi... 2003’te Lucescu dönemiydi. Berkant ve Ufuk’la kavga etmişti Abdurrahim Albayrak. Daha kötü şeyler de oldu gözümün önünde, ama anlatmam. Abdurrahim beye yalvardım, “Ufuk ve Berkant’a izin vermiyorsanız, bırakın benim oğlum gitsin” dedim. Bursaspor ile 165 milyara anlaşmıştı oğlum. 3-5 kuruş cebimize girecek, tedavi döneminde yaptığımız borçları ödeyecektik. Borçlar katlandıkça katlanıyordu çünkü. Mal varlığım bitmişti. Oğlumun kazanacağı paraya ihtiyaç duyuyorduk artık. Vermediler Bursa’ya. Kahveye çıkamıyordum, utanıyordum borçlulardan.- Başkan kim o zamanlar... Konuşmadınız mı hiç?Mehmet Cansun’la görüştüm. Yüz yüze. Bana ‘evladım’ dedi. Zaten hep ‘evladım’ dediler, o kadar... Bursa’ya vermediler, Galatasaray’da kaldı. İspanya kampına gideceklerdi bir gün sonra, ama oğlumun dizi patladı idmanda. Şu an Uğur’un dizi var ya, aynen öyle işte. Yine hastane, yine kâbus.- Galatasaray’la ilişkiniz ne zaman bitti?Sonra gittik Zeytinburnuspor’a. Mustafa Günaydın şahit. Saadettin Saran’ın şirketinden Ali isimli bir arkadaş geldi. Görüştüler orada, 48 milyar liraya mukavele yaptılar. Ev kiraladı, mobilya aldı. Zeytinburnu, Galatasaray ile görüştü. 2 milyon dolar bonservis bedeli istediler Alper için. Gittim, Yasin abiye (Özdenak) yalvardım. “Ne verdiniz, ne istiyorsunuz” dedim. Musa ve Alper’i yanıma alıp menaceri Saffet Sancaklı’nın yanına gittim. Abdurrahim bey aradı, “Saffet yavrum, güzelim, ayağını öpeyim” dedi. Şok oldum. Sen Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu’sun; Saffet kim ya? Neden yalvarıyorsun? Bu arada terbiyesiz laflar da konuşuldu. Megafonu açık telefonun, duyuyoruz. Abdurrahim bey yalvarıyor; “Kurbanın olayım, benden bonservisi isteme, beni aşıyor bu iş, kiralık almak istersen al, 5 kuruş vermeden oynasın Yıldırım Bosna’da...” Saffet, “Bu şekil vermezlerse, Sedat Yeşilkaya ile birlikte Kocaelispor’a göndeririz” dedi. Nitekim Sedat’ı gönderdi, Alper yine kaldı.- Futbol hayatı bitti mi Alper’in?Ordu’ya gidecekti, yine bonservisini vermediler. Alper, “Baba önüme çıkma. Bir yere kadar sana el kaldırmam, ama o bir yer de bitti artık. Ben bir daha bu kulübe ayağımı basmam. Bırak artık bu Galatasaray sevdasını. Bu camia karın doyurmuyor, aç bırakıyor” dedi. 2003 yılı 31 Mayıs’ta mukavelesi bitti. Plak şirketi sahibi Şahin Özer var burada. Ondan destek istedik. Devreye girdi, Malatyaspor’a gitti Alper. Ziya hocanın (Doğan) ilk dönemiydi. Rehabilitasyon dönemini iyi geçiremediği için ikinci idmanında çapraz bağları koptu Alper’in. Alper saklıyordu, gazeteden okudum. Kahveye gittim, arkadaşlara tembihledim. Annem ve babam duymasınlar istedim. Seyfi diye bir arkadaşım, babama gazeteyi gösterdi. Gittim, Seyfi’yi tokatladım. Ancak babam ağlaya ağlaya eve gitti, çok üzülmüştü. İki saat sonra hastaneye kaldırdık, oradan da cenazesini aldık babamın. Kahırdan öldü babam.- Ne düşünüyorsun şimdi?20 yılımız heba oldu. Kim verecek bu 20 yılın hesabını? Abdürrahim Albayrak mı, Mustafa Sarıgül mü, Mehmet Cansun mu, Ateş Ünal Erzen mi, Faruk Süren mi, Fatih Terim mi? Bu dünyada veremezler, ama öteki dünya da var...- Malatya’dan sonra...Ispartaspor’a gitti. 1, 2, 3 ay para yok. Takım halinde isyan ettiler, kaçtılar Isparta’dan. Mahkemeleri hâlâ devam ediyor herhalde. Ardından Burdur’a gitti. Oradan para kazanamayacağını biliyordu zaten.- Ne yapacaksınız bundan sonra. Bir planınız var mı?Borçlarımızdan kurtulmak için Alper’in madalyalarını satmayı düşünüyoruz. Türkiye Kupası, Türkiye Ligi, UEFA Kupası madalyaları var. Süper Kupa madalyasını vereceklerini söylediler, vermediler. Talibi varsa satacağız bunları. Başka çaremiz yok.- Alper söz vermişti bize. Nerede şimdi?Utanıyor. Bunlar konuşulacak diye utanıyor. Namussuzluk yapmıyorsun, neden utanıyorsun oğlum? Size söz verdi, ama kaçtı işte. Madalyalarını da alıp kaçtı.- Neden utanıyor peki?Tarlalarımız vardı, sattık. Silivri’de iki dairemiz vardı, sattık. Dükkanım vardı, sattık. Arabam vardı, sattık. Köyden Silivri’ye gidip gelen minibüsümüz vardı, sattık. Hepsini Galatasaray’da oynasın diye sattık. Bak, bu ev benimdi, onu da sattık. Satın alan adamdan rica ettim. Ev benimken hayvan beslediğim bu yerde oturmak için rica ettim. Sağolsun verdi. Hayvanları bağlıyordum bir zamanlar, şimdi ben, eşim, oğlum, gelinim oturuyoruz burada. Bundan utanıyor oğlum, işte bundan...
EMRE BELEZOĞLU HAKLIYDI: Alper sakatlandığında Emre, Okan ve Fatih Akyel geldiler ziyarete... Üçü de bilirlerdi benim nasıl sırdaş olduğumu. Avrupa’ya gideceklerini söylediler. Ben dedim ki; “Oğlum yapmayın. Bakın Metin Oktay gibi heykeliniz dikilir sizin.” İkna olmadılar. Emre dedi ki; “Babacığım bak, şimdi oğlun sakat ve göreceksin, kaç kişi kapını çalacak. Biz keyiften kaçmıyoruz...” Şimdi o çocuklara çamur atıyorlar. Neden kardeşim? Taa o zamanın parasıyla 500-600 milyar alacakları vardı bu çocukların. Ödemediler. Şimdi neden çamur atıyorsunuz?
DELİ RAPORU VAR: Aklını oynatmıştı çocuğum. Yemin ederim bak, 6 ay Bakırköy’de tedavi gördü. ‘Deli raporu’ var oğlumun, internetten bile çıkartırım sana. O duruma gelmişti benim oğlum. Galatasaray yardım etmedi, Silivri Belediye Başkanı Selami Değirmenci yardım etti. Oğlum en çok buna üzüldü işte. 19 yaşında sakatlandı ve bir kenara atıldı. Ameliyat oldu, eve dönmesi için bir araba bile vermedi kulübü... Buna üzüldü.
BİR SERVETİ BİTİRDİM: Rahmetli babamın mal varlığı çoktu. 5-6 trilyonluk servetim vardı benim. Hepsi bitti. Futbola, Galatasaray aşkına, oğluma harcadım. Galatasaray sevdası nerede şimdi biliyor musun? Kapının hemen arkasında. Orada 20 tane icra kağıdı var. Banka borçları, kredi kartları, vesaire vesaire... Bak işte... Galatasaraylı eski bir futbolcunun ailesi ahırda yaşıyor şimdi.
SABRİ'Yİ GÖRÜNCE İÇİM CIZ EDİYOR: Ufak oğlumun adı Fatih... Fatih Terim aşkıyla koydum adını. Şimdiki aklım olsa koymazdım. 9 sene top oynadı Galatasaray’da Fatih de... PAF Takımı’nın kaptanıydı. Sabri’nin kaptanıydı. Abdurrahim bey, bu çocuğun 150 milyon yol parasını vermedi. Çocuğumun cebine yol parası koyamadım ben de. Onun günahı neydi? Sabri’yi görünce şimdi televizyonda bir yandan gurur duyuyorum, diğer taraftan içim cız ediyor.
FUTBOLDAN NEFRET EDİYOR: Alper hayatı boyunca top oynayamayabilir, televizyondan bile seyretmeyebilirdi. Çok mücadele ettik, iyileştirdik. Ancak artık futboldan nefret ediyor, oynamak, izlemek istemiyor. Şimdi kaçtı gitti işte. Tek nedeni, utanıyor. Ben yaşadıklarımızı anlatacağım diye kaçıyor. O kadar üzüldü, o kadar acılar çekti, ama hâlâ Galatasaray’a tek bir kötü söz söylemiyor. Köye gelmiyor, utanıyor, her şeyden nefret ediyor.BiterkenAlper’in babası bunları söyledi işte... Bu röportaj bir dram mı sizce? Bir ibret öyküsü mü? Yoksa futbola gönül vermiş binlerce minik ve ailesi için bir yol haritası mı? Okuyan herkes, kendince mutlaka bir sonuca varacaktır.
kaynak: 02-01-2009/radikal.com.tr
20090102
Tuncay, Zaki, Arshavin, Love, Fabiano..

Chelsea'nin transfer listesinde yer alan forvet oyuncular bu isimler. BBC listeyi yaparken Tuncay'ı en başta sayıyor. Arshavin'in Chelsea tarafından transfer edileceğini sanmıyorum. Love da ikinci yarı transferi olarak Chelsea'ye uygun değil. Luis Fabiano ise istikrarlı bir oyuncu değil ve de pahalı. Tuncay ve Zaki ise hem Premier ligde oynamalarından ötürü hem de Scolari'nin uzunca bir süredir izlediği oyunculardan oldukları için avantajlılar. Sonuçta iyi bir yedek almak istiyorlar ve bu yedeğin de çok işlevli bir yapısı olması gerekiyor. Tuncay bu yönden Zaki'nin önünde. Ama eğer yedek golcü istiyorlarsa ibre Zaki'ye dönebilir. Scolari'nin orta saha ve özellikle de kanatta da oynayacak bir oyuncuya ihtiyacı belli. Bakalım 15 gün içerisinde herşey netleşecek.Beckham ve Ronaldinho..
Milan Dubai'de ikinci yarıya hazırlık kampı yapıyor. Dubai'de gözler takıma yeni katılan Beckham'da. Bu karede ise Ronaldinho ile birlikte gözüküyor. Popülerliklerinde değil de bizim için asıl önemli olan futbol yaşantılarındaki büyük düşüşün ardından sığınacak bir futbol limanı olarak Milan'ı seçtiler. Daha doğrusu Milan onlara kucak açtı. Ronaldinho Bercelona'da parladığı günlere yaklaşamasa da yine performansını giderek arttırıyor. Bechkam'ın ise ne yapacağı belirsiz. Sert İtalyan futbolunda ne yapacak, takipteyiz.20081231
Bir yıl daha yaşandı bitti..
“Tesislerde daha işim var, yani hemen gitmiyorum ama sizin için gider gibi yapabilirim” demiş Güvenç Kurtar, Bursaspor’dan ayrılışını fotoğraflamak isteyen basın mensuplarına. Her sezon aynı terane ama bu sezon iyiden iyiye “Ankaragücü’nün hocası kimdi?” tadındayız. 18 takımlı ligde 11 teknik direktör değişikliği yaşandı, dile kolay. Yanılıyor da olabilirim. Belki de bu yazıyı yazmamla yayınlanması arasında geçen sürede birileri daha istifa eder ya da kovulur. Yıllar önce Vahid Halilhodziç, “Çok kovuluyorsam bu sadece çok iş bulduğumu gösterir” demişti. Demek insan her duruma uygun bir bakış açısı geliştirebiliyor, ama bu bile onlar için üzülmemizi engellemiyor. Bu tempoda hoca değişikliğini kesinlikle unutmak istiyoruz.
Geçen sezon Manchester United’ın iyiden iyiye tepemize çıktığı sezon olarak tarihe geçti. Önce Premier Lig’i kazandılar, sonra da Şampiyonlar Ligi’ni. Manchester United ve kazanılmadık ödül bırakmayan oyuncusu Cristiano Ronaldo bu seneyi en küçük detayına kadar hatırlamak istiyor, orası kesin. Şampiyonlar Ligi Finali ve sonrasında Premier League’i aynı rakibe kaybeden Chelsea ve kaçırdığı penaltıyla patronunun en çok istediği kupadan mahrum kalmasına yol açan John Terry ise hafızalardan silmek...
Anelka geldiğinde, Didier Drogba’sıyla memnun mesut bir hayat sürdüren Avram Grant, Fransız’a hiç ihtiyacı olmadığını “Çorbama düşen bir saç gibi” benzetmesiyle dışa vurmuştu. Ama kel Anelka, kimsenin çorbasına morbasına düşemeyeceğini ve küllerinden bir kez daha doğabileceğini dosta düşmana gösterdi. Drogba ise... Drogba kimdi?
Hafızalardan uzun süre çıkmayacak bir Avrupa Şampiyonası izledik ve ne yazarlarsa yazsınlar, ne söylerlerse söylesinler, Türk basınının aslında milli takımlarını sevdiğini basın tribünündeki gol sevinçlerinden anladık. İsviçre 2008 ve ‘Geri Dönüşün Kralları’, kolektif hafızamızdaki yerini çoktan aldı. Hırvatistan’la oynadığımız maç sonrası “Bu maç uzun süre rüyalarıma girecek, hayatımın sonuna kadar unutabileceğimi sanmıyorum” demişti Biliç, eh biz de bizi kendi silahımızla vuran Almanlarla oynadığımız yarı final maçını unutmayacağız. Gerçi o silahın patenti zaten Almanlara aitti, biz ödünç almıştık ya neyse. Euro 2008 sonrası, böyle büyük turnuvalarda kendi takımının olmasının ne acayip bir duygu olduğunu da hatırladık...
Real Madrid, şampiyon olan hocanın kovulmasının bize has bir şey olmadığını Capello gibi adamı “Takımı fazla defansif oynatıyor” gerekçesiyle kovarak göstermişti. Sonrasında görevi devralan Bernd Schuster bu defansa, bir de hücum ekleyerek geçen Mayıs ayını hanesinde 85 puan gibi rekorla bitirerek şampiyon oldu. Ama arada, ufak detay, Şampiyonlar Ligi’nden elenmişti. Schuster de bunun ve bu sezona yapılan kötü başlangıcın kurbanı oldu.
1989’dan bu yana hasret kaldığı şampiyonluğa önce Moggigate sayesinde şaibeli, sonra rakipsizlikten gölgeli, sonra bileğinin hakkıyla güneşli şekilde son üç sezondur peş peşe kavuşan Inter, Jose Mourinho’yu başa getirerek çıtayı biraz daha yükseltti. Ezeli rakibi Milan, Ronaldinho üstü Beckham’ı alarak önce Real Madrid, sonra Barcelona tarafından denenen ama başarılamayan ‘galacticos-fantasticos’ ekolüne geçiş yaparken, Inter, ‘Mourinho’yu seven sivri diline katlanır’ konusunda deneyim kazanıyor.
Gerçi üzerinden çok sivri demeç geçti ama hocanın geçen seneki şampiyonluğa en çok katkıda bulunan oyunculardan Mario Balotelli konusunda söylediklerini hâlâ tek geçiyoruz: “Henüz hiçbir şey olmayan, sadece bir yetenek, geleceğe dönük bir vaat olan 17 yaşındaki bir çocuğun Figo, Cordoba ya da Zanetti’den daha az çalışma gibi bir lüksü yoktur”. Geleceğe dönük bir vaat... İyi laf... 2009’da geleceğe dönük bütün vaatlerin gerçekleşmesi dileğiyle...
BANU K. YELKOVAN
Radikal/ 30/12/2008
Erasmus'lu Eskişehirsporlular...
Yıl biterken İngiltere, İspanya ve İtalya..
| Total | |||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Team | Pld | W | D | L | F | A | Diff | Pts | |
| 1 | Liverpool | 20 | 13 | 6 | 1 | 35 | 13 | 22 | 45 |
| 2 | Chelsea | 20 | 12 | 6 | 2 | 40 | 9 | 31 | 42 |
| 3 | Manchester United | 18 | 11 | 5 | 2 | 29 | 10 | 19 | 38 |
| 4 | Aston Villa | 20 | 11 | 5 | 4 | 33 | 22 | 11 | 38 |
| 5 | Arsenal | 20 | 10 | 5 | 5 | 33 | 23 | 10 | 35 |
| 6 | Everton | 20 | 9 | 5 | 6 | 27 | 25 | 2 | 32 |
| 7 | Wigan Athletic | 19 | 8 | 4 | 7 | 24 | 21 | 3 | 28 |
| 8 | Hull City | 20 | 7 | 6 | 7 | 28 | 37 | -9 | 27 |
| 9 | Fulham | 19 | 6 | 8 | 5 | 18 | 14 | 4 | 26 |
| 10 | West Ham United | 20 | 7 | 4 | 9 | 24 | 28 | -4 | 25 |
| 11 | Bolton Wanderers | 20 | 7 | 2 | 11 | 22 | 28 | -6 | 23 |
| 12 | Portsmouth | 20 | 6 | 5 | 9 | 21 | 33 | -12 | 23 |
| 13 | Manchester City | 20 | 6 | 4 | 10 | 38 | 30 | 8 | 22 |
| 14 | Newcastle United | 20 | 5 | 7 | 8 | 26 | 32 | -6 | 22 |
| 15 | Sunderland | 20 | 6 | 4 | 10 | 21 | 29 | -8 | 22 |
| 16 | Tottenham Hotspur | 20 | 5 | 5 | 10 | 20 | 25 | -5 | 20 |
| 17 | Middlesbrough | 20 | 5 | 5 | 10 | 17 | 29 | -12 | 20 |
| 18 | Stoke City | 20 | 5 | 5 | 10 | 18 | 33 | -15 | 20 |
| 19 | Blackburn Rovers | 20 | 4 | 6 | 10 | 22 | 36 | -14 | 18 |
| 20 | West Bromwich Albion | 20 | 5 | 3 | 12 | 16 | 35 | -19 | 18 |
| Total | |||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Team | Pld | W | D | L | F | A | Diff | Pts | |
| 1 | FC Barcelona | 16 | 13 | 2 | 1 | 48 | 10 | 38 | 41 |
| 2 | Sevilla CF | 16 | 9 | 4 | 3 | 23 | 14 | 9 | 31 |
| 3 | Atlético Madrid | 16 | 9 | 3 | 4 | 38 | 23 | 15 | 30 |
| 4 | Valencia CF | 16 | 9 | 3 | 4 | 30 | 20 | 10 | 30 |
| 5 | Real Madrid | 16 | 9 | 2 | 5 | 34 | 26 | 8 | 29 |
| 6 | Villarreal CF | 16 | 8 | 5 | 3 | 27 | 21 | 6 | 29 |
| 7 | Deportivo La Coruña | 16 | 8 | 3 | 5 | 20 | 18 | 2 | 27 |
| 8 | Real Valladolid | 16 | 7 | 2 | 7 | 25 | 24 | 1 | 23 |
| 9 | Málaga CF | 16 | 6 | 4 | 6 | 24 | 26 | -2 | 22 |
| 10 | Getafe | 16 | 5 | 6 | 5 | 23 | 25 | -2 | 21 |
| 11 | Sporting Gijón | 16 | 7 | 0 | 9 | 24 | 35 | -11 | 21 |
| 12 | Athletic Bilbao | 16 | 5 | 4 | 7 | 20 | 24 | -4 | 19 |
| 13 | Real Betis | 16 | 5 | 3 | 8 | 21 | 22 | -1 | 18 |
| 14 | Racing Santander | 16 | 4 | 6 | 6 | 18 | 22 | -4 | 18 |
| 15 | Numancia | 16 | 5 | 2 | 9 | 21 | 33 | -12 | 17 |
| 16 | Almería | 16 | 4 | 4 | 8 | 16 | 25 | -9 | 16 |
| 17 | RCD Mallorca | 16 | 3 | 5 | 8 | 17 | 29 | -12 | 14 |
| 18 | RCD Espanyol | 16 | 3 | 4 | 9 | 14 | 25 | -11 | 13 |
| 19 | Recreativo de Huelva | 16 | 3 | 4 | 9 | 11 | 26 | -15 | 13 |
| 20 | Osasuna | 16 | 2 | 6 | 8 | 16 | 22 | -6 | 12 |
| Total | |||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Team | Pld | W | D | L | F | A | Diff | Pts | |
| 1 | Inter Milan | 17 | 13 | 3 | 1 | 31 | 11 | 20 | 42 |
| 2 | Juventus | 17 | 11 | 3 | 3 | 30 | 13 | 17 | 36 |
| 3 | AC Milan | 17 | 10 | 3 | 4 | 28 | 18 | 10 | 33 |
| 4 | Fiorentina | 17 | 10 | 2 | 5 | 25 | 14 | 11 | 32 |
| 5 | SSC Napoli | 17 | 9 | 3 | 5 | 25 | 16 | 9 | 30 |
| 6 | Genoa | 17 | 8 | 5 | 4 | 24 | 17 | 7 | 29 |
| 7 | Lazio | 17 | 8 | 3 | 6 | 26 | 22 | 4 | 27 |
| 8 | Catania | 17 | 7 | 4 | 6 | 18 | 20 | -2 | 25 |
| 9 | Atalanta | 17 | 7 | 3 | 7 | 21 | 19 | 2 | 24 |
| 10 | Palermo | 17 | 7 | 2 | 8 | 21 | 21 | 0 | 23 |
| 11 | Roma | 16 | 7 | 2 | 7 | 21 | 23 | -2 | 23 |
| 12 | Udinese | 17 | 6 | 4 | 7 | 25 | 26 | -1 | 22 |
| 13 | Cagliari | 17 | 6 | 3 | 8 | 19 | 21 | -2 | 21 |
| 14 | Sampdoria | 16 | 5 | 4 | 7 | 15 | 18 | -3 | 19 |
| 15 | Siena | 17 | 5 | 4 | 8 | 13 | 18 | -5 | 19 |
| 16 | Bologna | 17 | 3 | 6 | 8 | 19 | 27 | -8 | 15 |
| 17 | Torino | 17 | 4 | 3 | 10 | 18 | 29 | -11 | 15 |
| 18 | Lecce | 17 | 2 | 8 | 7 | 14 | 24 | -10 | 14 |
| 19 | Reggina | 17 | 3 | 4 | 10 | 15 | 33 | -18 | 13 |
| 20 | Chievo Verona | 17 | 2 | 3 | 12 | 9 | 27 | -18 | 9 |
Öne Çıkanlar
-
Galatasaray Spor Kulübü son olarak kanalizasyon kazısında yaşamını yitiren işçileriyle gündeme gelen Türk Telekom Arena Stadyumu’nun yapımın...
-
Kuzey Kore lideri bir futbol maçı izliyor (muş). Kuzey Kore Haber Ajansının geçtiği fotoğraf bu. Saha ve tribünler görünmüyor. Zaten amaç da...
-
Cumartesi günü Manchester United'a karşı Şampiyonlar Ligi Finali'ne çıkacak Barcelona'nın taraftarları için, takımları sadece futboldan ib...
-
Önce şu basın açıklamasını okuyun son kelimesine kadar: 'Ayazma-Tepe Üstü Kentsel Dönüşüm Projesi mağdurları olarak Küçükçekmece Atatürk p...
-
Venezüela lideri Chavez Gazze saldırılarından sonra İsrail'e ateş püskürmüş, İsrail büyük elçisini adeta 'kovmuştu.' Ortadoğu'da büyük yankı...
-
Bir takım düşünün, küme düşmesi kesinleştikten sonra evinde sezonun son maçına çıkıyor, lâkin takımın küme düşmüş olması taraftarları pek d...
-
- DAĞHAN IRAK - Ulusçu tarih anlayışıyla yetiştirilmiş bir insan topluluğunun takıntı derecesindeki her zaman haklı olma ihtiyacı ve bu...
Blog Arşivi
-
►
2012
(7)
- ► 02/19 - 02/26 (2)
- ► 01/29 - 02/05 (2)
-
►
2011
(19)
- ► 07/24 - 07/31 (1)
- ► 07/10 - 07/17 (4)
- ► 07/03 - 07/10 (4)
-
►
2010
(165)
- ► 12/05 - 12/12 (4)
- ► 11/07 - 11/14 (3)
- ► 10/24 - 10/31 (2)
- ► 09/26 - 10/03 (4)
- ► 08/29 - 09/05 (3)
- ► 08/22 - 08/29 (6)
- ► 08/15 - 08/22 (2)
- ► 08/08 - 08/15 (5)
- ► 08/01 - 08/08 (5)
- ► 07/25 - 08/01 (3)
- ► 07/04 - 07/11 (8)
- ► 06/27 - 07/04 (7)
- ► 06/20 - 06/27 (10)
- ► 06/13 - 06/20 (1)
- ► 06/06 - 06/13 (7)
- ► 05/30 - 06/06 (5)
- ► 05/16 - 05/23 (1)
- ► 04/18 - 04/25 (4)
- ► 04/11 - 04/18 (3)
- ► 04/04 - 04/11 (6)
- ► 03/28 - 04/04 (2)
- ► 03/21 - 03/28 (1)
- ► 03/14 - 03/21 (7)
- ► 03/07 - 03/14 (7)
- ► 02/28 - 03/07 (9)
- ► 02/21 - 02/28 (5)
- ► 02/14 - 02/21 (5)
- ► 01/24 - 01/31 (4)
- ► 01/17 - 01/24 (9)
- ► 01/10 - 01/17 (9)
- ► 01/03 - 01/10 (7)
-
►
2009
(299)
- ► 12/27 - 01/03 (10)
- ► 12/20 - 12/27 (9)
- ► 12/13 - 12/20 (15)
- ► 12/06 - 12/13 (14)
- ► 11/15 - 11/22 (7)
- ► 11/08 - 11/15 (6)
- ► 10/11 - 10/18 (4)
- ► 09/27 - 10/04 (1)
- ► 09/13 - 09/20 (8)
- ► 09/06 - 09/13 (12)
- ► 08/30 - 09/06 (7)
- ► 08/23 - 08/30 (9)
- ► 08/16 - 08/23 (7)
- ► 08/09 - 08/16 (7)
- ► 08/02 - 08/09 (8)
- ► 07/26 - 08/02 (1)
- ► 06/21 - 06/28 (3)
- ► 06/14 - 06/21 (5)
- ► 06/07 - 06/14 (8)
- ► 05/31 - 06/07 (3)
- ► 05/24 - 05/31 (6)
- ► 05/17 - 05/24 (7)
- ► 05/10 - 05/17 (11)
- ► 05/03 - 05/10 (4)
- ► 04/26 - 05/03 (10)
- ► 04/19 - 04/26 (22)
- ► 04/12 - 04/19 (11)
- ► 04/05 - 04/12 (14)
- ► 03/29 - 04/05 (11)
- ► 03/22 - 03/29 (6)
- ► 03/08 - 03/15 (20)
- ► 03/01 - 03/08 (6)
- ► 02/22 - 03/01 (8)
- ► 02/08 - 02/15 (2)
- ► 01/18 - 01/25 (1)
- ► 01/11 - 01/18 (3)
- ► 01/04 - 01/11 (13)
-
▼
2008
(206)
-
▼
12/28 - 01/04
(18)
- Irak'lı askerler futbol oynarken..
- Tatangalar'dan Filistin'e destek
- 'Nerede verilen sözler, nerede futbolda vefa!'..
- Tuncay, Zaki, Arshavin, Love, Fabiano..
- Devrim: Küba 50 yaşında..
- Beckham ve Ronaldinho..
- Bir yıl daha yaşandı bitti..
- Erasmus'lu Eskişehirsporlular...
- İngiltere en fazla gol atan 10..
- İspanya en fazla gol atan 10..
- İtalya en fazla gol atan 10..
- Yıl biterken İngiltere, İspanya ve İtalya..
- Schalke kış oyunları..
- Futbolun ırkçılık karnesi..
- Stadyum'da cenazeler..
- Asya'da Vietnam şampiyon.
- 'Özgür Filistin!'
- Ankaragücü ve Gökçek ilişkisi: Kimin parası ile tr...
- ► 12/21 - 12/28 (20)
- ► 12/14 - 12/21 (9)
- ► 12/07 - 12/14 (28)
- ► 11/30 - 12/07 (16)
- ► 11/23 - 11/30 (26)
- ► 11/16 - 11/23 (31)
- ► 11/09 - 11/16 (18)
- ► 11/02 - 11/09 (24)
- ► 10/26 - 11/02 (16)
-
▼
12/28 - 01/04
(18)
Kitaplık
"Gürbüz ve Yavuz Evlatlar"
"Olaylar, Sağbekin Lahana Dolmasını Yemesiyle Başladı"
Adana'ya Kar Yağmış
Anadolu Yıldızı Eskişehirspor
Bu Maçı Alıcaz
Çünkü Biz Ankaragüçlüyüz!..
Devletin Rantı Deniz...
Dünya Kupası
Felaket Henry'nin Futbol Tutkusu
Futbol ! Bir Aşk...
Futbol ve Kültürü
Futbolun Ölümü
Hatice'ye Mektuplar
İnadına Göztepe
İşte Böyle Bir Şey
Kârhanede Romantizm
Kesin Ofsayt
Piknikte Dömivole
Pop Dedik
Sanki Viran Ankara
Santrforun Rüyası
Söyleyince Yine Ben Kötü Oluyorum
Takımdan Ayrı Düz Koşu
Taraftarın Senle
Trabzonspor
Tribün Cemaatinin Öfkesi
Bu çılgınlığa bir son verilmeli! (Arsenal Menejeri Arsene Wenger futbolcuların astronomik düzeyde para kazanmalarına böyle isyan ediyor.)
Mario Balotelli.. Ben deli değilim sadece biraz eğlenceli biriyim. Eğer bunları yaşamasaydım sıkıcı biri olurdum.
Vuvuzela'nın içinde ne var?
Muhabir vuvuzelayı gösterip hocam hiç bişey yok içinde dedi... Şenol Güneş; "Olmaz mı? Bağımsızlık var özgürlük var onun için çalıyorlar.." (not: Serkan Altuniğne'nin bir tivitidir.)
Deprem yaralarını sarmaya çalışan Haiti'de Tap Tap adı verilen bu otobüsün arkasında efsane oyuncu Maradona var.
Gana milli takımı kalecisi ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Richard Kingson: 'Türkiye'ye gelmeyi çok istiyorum fakat askerlik problemi var. Askerlik varsa ben yokum.''
